Selülit Tedavisi

Op. Dr. Alper Tuncel - Mayıs 16, 2013

Selülit Nedir? 

Selülit  pek çok kaynağa göre kadınların 90%-95% ‘inde görülmektedir. En çok 21 yaş sonrasında ortaya çıkmaktadır. Selülit vücutta en çok, kalça, basenler ve bacakta ortaya çıkar.Selülit; obez, kilolu, normal kilolu ve hatta zayıf kişilerde görülebilir. Selülit ne kadar kilolu olduğunuzla ilgili değildir. Ancak kilo, selülit problemini arttırmaktadır.Selülitin portakal kabuğu veya dalgalı cilt görünümü,  sıkışmış yağ hücrelerinden kaynaklanır. Yağ hücreleri derinin altında,  bağ dokusu arasında sıkışmaktadır. Bağ dokusuna sıkışmış yağ hücreleri yüzeye doğru itilir. Portakal kabuğu görünümünün nedeni budur.

Selülit nedenleri :

Genetik eğilim

Hormonal değişimler, özellikle östrojen seviyesi dolaşım bozukluğu yapmaktadır

Yaşla birlikte cilt bağ dokusunun zayıflaması

Kilo almak ve egzersiz yapmamak

Hamilelik

Sigara, doğal olmayan gıdalar, aşırı yağ, rafine şeker kullanımı ile bozulan lenf dolaşımı

Selülit dereceleri nelerdir?

Derece 0 selülit: Deri iki parmak arasında sıkıldığında bile ortaya çıkmaz

Derece 1 selülit: Ayakta dururken ve yatarken selülit görülmez. Deri sıkıldığında portakal kabuğu görünümü ortaya çıkar.

Derece 2 selülit: Ayakta dururken selülit görülür ancak yatarken kaybolur.

Derece 3 selülit: Ayakta ve yatarken selülit görüntüsü ortaya çıkar.

Mezoterapi selüliti nasıl tedavi eder?

Venöz (toplardamar) ve lenfatik dolaşımı düzeltir

Portakal kabuğu görünümünü veren bağ dokusu bantlarını azaltır

Bağ dokusu bantları arasına sıkışmış yağ dokusunu eritir.

Selülit bölgesindeki ödemi çözer.

Selülitli bölgedeki derinin sağlamlaşmasını sağlar  

Selülit Mezoterapisi Nasıl Yapılır? 

Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisi için kullanılan bu yöntemde üzerinde 200 veya 540 adet çok küçük iğneler olan roller aparatlarıyla veya 4mm mezoterapi iğneleriyle selülitli bölgeye enjekte edilmesi ile yapılır.

Selülit Mezoterapisi Kaç Seans Sürer ? 

Selülit Mezoterapisi Selülitin derecesine göre ortalama 3 ile 10 seans arası yapılır.  Gereğinde seans sayısı artırılabilir. Haftada 1 kez yapılan bu uygulama yaklaşık 10-15 dakika sürer.       .

Sellülit mezoterapisinden sonra beslenme nasıl olmalıdır? 

Özel bir mezoterapi diyeti yoktur. Ama kişiler selülitleri için şunlara dikkat etmelidir:  Kafeinli içeceklerden (çay, kahve, kola) soda ve tuzdan uzak olmalı; yağsız, şekersiz, posalı yiyeceklerden oluşan beslenme programı uygulamalıyız. İçecek olarak bitki çaylarını tercih etmeliyiz. Tedavi sırasında ve sonrasında spor ve uygun beslenme şekli  yaşam tarzımız olmalı, stresten kaçınmalıyız. Günde yaklaşık 2-3 lt. su tüketmeliyiz

Mezoterapi Tedavisinden sonra nelere dikkat edilmelidir ?

Tedaviden hemen sonra günlük aktivitelere dönülebilir.

Tedaviden sonraki 12 saat içinde sıcak duş alınmamalıdır.

Mezoterapinin hemen sonrasında spor yapılmamalıdır.

Mezoterapi sonuçlarını ne zaman görebilirim?

Tedavi sonuçları uygulanan bölgeye ve problemin yaygınlığına göre değişir. Genelde 4. seanstan sonra sonuçlar alınmaya başlanır.

Selülit tedavisi tamamlandıktan sonra aralıklı olarak Tek seans mezoterapi, selülitin tekrarlanmaması açısından önemlidir.

Mezoterapi Yan etkileri nelerdir?

Olası yan etkileri çoğu hafif ve geçicidir. Hafif yanma ve kaşıntı morluk ve kızarıklık sık görülen yan etkilerdir. Çoğu morluk bir hafta içinde geçer.

Selüliti engellemek için neler yapılmalıdır?
Egzersiz
Kas güçlendirici çalışmalar
Vitamin A ve C gibi antioksidanları almak
Liften zengin gıda rejimi
Günde 12 bardak su içilmesi

Yaşam biçimi sağlıklı yaşam şekline dönüştürüldüğünde selülit azalacak ve yoğun tedavilere gerek kalmayacaktır.

Yukarıda listelenenlere ek olarak, şeker, tuz, kafein ve diğer bazı maddeler selülitin nedeni olarak gösterilmesine rağmen, tüm bu etkenlerin selülitle ilişkisi kesin değildir. Örneğin hayatında hiç egzersiz yapmamış, patates ve çikolata tarzı gıdaları sıklıkla yiyen bir kadında hiç selülit görülmeyebilir.

Yapılan en son araştırmalara göre selülit oluşumunda, yaş ve kalıtım en önemli faktördür. Bu nedenle egzersiz ve diyet faydalı olabilirken, bu problemi tamamıyla çözmez.

Diğer Selülit tedavi yöntemleri 
Masaj Tedavisi:
Dolaşımı canlandırmak için yapılan masaj mutlaka anatomi bilgisi olan deneyimli ellerle yapılmalıdır. Selülit masajı yüzeyde kalmalı ve acı vermemelidir. Selülit üzerinde etkili olabilecek iki tür masaj vardır. Bunlar dolaşım masajı veya yapılabilen lenfatik drenaj masajıdır. Dolaşım masajı derialtı kanı dolaşımını iyileştirir. Özellikle de kanın bacaklardan göğüse doğru gitmesini sağlar. Belirli noktalara parmakla bastırıldığında ve belirli lenfatik düğümler istikametinde hareket edildiği takdirde kullanılmış lenf atılıp yenilenir.

 

Burun Estetiği Yaptırmak Günah mı?

Op. Dr. Alper Tuncel - Eylül 20, 2013

Sizlerin burun estetiği yaptırmadan önce sürekli olarak bu operasyonla ilgili bizlere bu soruyu soruyor olmanız en sonunda buradan kendimce bir cevap vermeyi zorunlu kıldı. Umarım bundan sonra kafanızı meşgul eden bu soruya vereceğim cevabım ile sizleri bir nebze de olsa rahatlatmış olurum.
Gün geçmiyor ki bir estetik hastam ve özellikle de burun estetiği yaptıracak olanlar bana rinoplastinin dinen caiz olup olmadığını veya yaptırırlarsa günaha girip girmeyeceklerini sormasınlar. Ben de her seferinde şakayla karışık ” Siz hocaları karıştırdınız ben cami hocası değilim” diye başladığım kendimce mantık süzgecinden geçirmiş olduğum cevabımı veriyorum. Nasıl bir cevabım olduğunu sizlerle de paylaşayim dilerseniz. Benim mantığıma göre -burada bu soruyu soran tüm hastaların Müslüman olduğunu belirtmeliyim- İslam dininde mantık esastır. Yani mantığa uymayan hiçbir inanış veya düşüncenin İslamiyet’te yeri yoktur. Bunun yanında Yaratan kutsal kitabında kendisi istemeden hiç bir insanın hiç bir bilgiye veya yetiye sahip olamayacağını mana olarak ifade etmiştir. Ayrıca din bilginlerinin genellikle konuya olumlu yaklaşımda bulunanları eğer hastanın psikolojik veya fizyolojik bir sorunu varsa ameliyat olabileceklerini belirtmekteler. Bu saydığım gerekçeler göz önünde bulundurulduğunda bana göre -tabii bu benim şahsi yorumum- dinen burun estetiğinin günah olmadığını düşünüyorum. Tabii bunun aksini iddia edenlere de saygı duymakla birlikte görüşlerine katılmadığım için umarım bana kızmazlar.

Fraksiyonel CO2 Lazer

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 11, 2012

Cildin epidermis ve dermis tabakalarına etki eden sistemlerin genel adıdır. Erbium veya Karbondioksit lazer kullanılabilir. Fraksiyonel lazer ile epidermal dokuyu soymadan ciltte  iğne batırılmış gibi mikrokanallar açılır buralar yara iyileşmesi ve kolajen birikimi nedeniyle sıkılaşır ve toparlanır. Bu mikrokanalların çevresindeki dokular sağlam olduğu için ve ısıl hasar olmadığından hızlı bir iyileşme meydana gelir. Oluşturulan mikrokanallar iyileşirken vücudun başka bölgelerinde oluşmuş yaralar gibi kasılarak iyileşir ve cildin en üst tabakasında toparlanma, sıkılaşma, kırışıklıkları giderilmesi, sivilce izlerinin azaltılması sağlanılır. Fraksiyonel lazerler 1cm2‘lik bir alana mikron çapında 150 civarında lazer ışınını aynı anda atabilen cihazlardır. Cihazın içerisinden gelen lazer hüzmesi çeşitli dizilimdeki ayna sistemleri vasıtasıyla yüzlerce parçaya dağıtılmış olmaktadır. İşlem sonrası bir yıl boyunca kollajen liflerin yeniden oluşması ve yapılanması devam etmektedir.

Uygulama soğuk uygulama veya hafif anestezik kremler ile yapılır, ağrısız bir işlemdir,  epilasyondan çok daha az bir rahatsızlık hissi oabilir. Sonrasında uygulama yapılan bölgede kızarıklık ve hassasiyet oluşur. Hassasiyet aynı gün içerisinde tamamen geçer. Kızarıklık uygulamanın ardından başlar ve 2-4 gün içinde kaybolur. 2 gün sonunda da çok az  kabuklanma meydana gelebilir. Kabuklanma yaklaşık 4. günde geçecektir.
Probleme göre tedavi 1-3  seans üç dört hafta aralıklarla tekrarlanabilir.

Sivilce İzlerinin  Tedavisi

Sivilcelerden kalan izler, ameliyatsız olarak en aza indirilebilir. Fraksiyonel lazer ile ortalama 2-3 seans içerisinde büyük oranda izler azalacaktır. Uygulama sonrası kızarıklık döneminin kısa olması, hastaların kolaylıkla günlük yaşamlarına dönmelerini sağlar.

Ameliyat İzleri, Keloid, Yanık İzlerinin Tedavisi

Tıpta izleri tamamen geçirebilecek bir yöntem yoktur. Ancak fraksiyonel lazer ile deriden kabarık izler yumuşatılabilir, deri seviyesine indirilebilir, kızarıklıkları düzeltilebilir, olgunlaşmış izler dahi daha iyi hale getirilebilmektedir. Yine yanığa bağlı meydana gelen sekellerin azaltılmasında, greftlerin yumuşatılmasında oldukça etkili olmaktadır.

Yüz Gençleştirme, Kırışıklık Tedavisi

Cildin daha iyi, canlı, parlak hale getirilmesi, kırışıklıkların tedavisinde fraksiyonel lazer oldukça etkili tedavi yöntemidir. Özellikle yüzeyel ve orta dereceli kırışıklıklar bu tedavi ile geçebilirken, derin kırışıklıklar hafifleyecektir. Gözeneklerin daralması, sıkılaşması meydana gelmektedir. 3-5 hafta aralarla 3-5 seans yapılması gerekmektedir.

El Gençleştirme

Fraksiyonel lazer ile düzenli uygulamalar sonucunda eldeki kırışıklıklarda düzelme meydana gelmektedir. Co2 lazer ile  bu bölgedeki yaşlılık lekeleri giderilebilmektedir.

Lazerle Ben (nevus) Tedavisi

Ben yani nevuslar cerrahi haricinde CO2 lazer ile de tedavi edilebilmektedir. Lazer ile alınacak benler iyi huylu olmalıdır. Epidermal ve dermal nevuslar lazer ile tedavi edilebilirken, çok derin kökü olan lezyonlar ve deri kanserleri ise cerrahi olarak çıkartılmalıdır. İyi huylu benler, CO2 lazer ile tek seferde iz bırakmadan tedavi edilebilmektedir.

Lazerle Leke Tedavisi

Leke tedavisi zaman alan bir tedavidir. Lekenin türü oldukça önemlidir. Güneş lekeleri tetikleyen bir durumdur. Lazer ile güneş lekeleri, melasma, gebelik lekeleri, yaşlılık lekeleri tedavi edilebilmektedir

Yaşlılık Lezyonlarının Tedavisi

CO 2 lazer ile senil keratoz, hiperkeratoz, papillom gibi senil lezyonlar tedavi edilebilmektedir.

Lazerle Çatlak (stria)  Tedavisi

Çatlaklar (stria) cilt ve ciltaltı dokunun yırtığına bağlı gelişen bir  izidir. İzler gibi çatlağında tam olarak bir tedavisi yoktur, ancak fraksiyonel lazer ile çatlakların belirginliği 5-6 seans süresinde azaltılabilir.

Selülitin Lazerle Tedavisi: Cellulaze

Op. Dr. Alper Tuncel - Eylül 26, 2012

“Erkeklerde neden hiç selülit denen bela yok da bizde var? Ne kadar zayıflarsam o kadar fazla görünüyor? Bıktım ne selülit kremleri kar etti nede mesoterapiler!” Bu ve bunun gibi tepkiler selülit bahsi açıldığında kadınların çoğunun dillendirdiği soruların başında geliyor sanırım. Bu “belanın” artık cerrahi bir tedavisi var. İsmi “Cellulaze” cihaz aslında anafikir olarak “laserlipoliz” teknolojisiyle  aynı şekilde çalışmakla birlikte cilaltı dokularına özel bir takım yenilikler de içeriyor.

Sellülit nedir, nasıl oluşur aslında buradan başlarsak cihazın etkileri de daha iyi anlaşılır kanımca. Selülit iki katman halinde bulunan deri altı yağ dokularından üstteki tabakanın kompozisyonundaki bir takım değişiklikler sonucu oluşan bir deformitedir. Burada cilt ve cilt altı yağ dokusundaki yapısal bozulmalar, ciltte girintili çıkıntılı, portakal kabuğu şeklinde tarif edilen bir cilt görünümüne  neden olur. Ergenlik sonrasında ki kadınların %80-85 inde çeşitli miktarlarda görülür. Nedeni tam olarak ortaya konulamamışsa da ailesel faktörler, beslenme alışkanlıkları(ör.kafeinli içecekler), hormonal faktörler ve çeşitli hastalıklar suçlanmıştır.  En sık, kalça ve bacaklar, alt karın bölgesi ve göğüslerde görülür. Sellülitte sorun sistemik değildir. Cilt ve ciltaltı dokulardaki dolaşımda bozulma sonucu; asıcı bağ dokuların cildi çekmesi sonucu çökmeler, yağın cilde doğru fıtıklaşması sonucu tümsekler ve ciltte bu çekme ve itmeye bağlı olarak incelmelerin oluşumu ile karakterize bir süreçtir.
Nedeni tam olarak bilinemeyen sellütin tedavisinde günümüze kadar birçok yöntem denenmiştir. Bu yöntemlerden en bilinenler

Masaj

Kremler

Mezoterapi

Vakum Yardımlı Cihazlar

Radyofrekans Yardımlı Cihazlar

Cilt Üzerinden Uygulanan Ultrason Yardımlı Cihazlar

Cilt Üzerinden Uygulanan Lazer Yardımlı Cihazlar

Bu yöntemlerin hepsi, sellülit görünümünde geçici bir iyileşme sağlasa da, hiçbir zaman kalıcı bir tedavi sağlayamamıştır. Çünkü sellülit ciltte yapısal bir bozulma sonucu ortaya çıkar ve cilaltı dokulardaki bu bozukluğu düzeltmek için dışarıdan yapılan müdahaleler pek işe yaramazlar.

Sellülit tedavisinde, en son  yöntem CELLULAZE adı verilen lazeridir. Cellulaze, tek seansta, uygun dalga boyu ile sellülitli alanda hem  fibröz  bantları serbestleştirir, hem fıtıklaşmış yağ dokularını eritir ve hem de cildi sıkılaştırarak etki eden, portakal kabuğu manzarasını da ortadan kaldırır.

Cellulaze lazerinin kullanımında; hastanın uyutulmasına gerek kalmadan, sadece sellülitli alan uyuşturularak, çok küçük bir kesi ile ciltaltına girilir ve özel bir dalga boyuna sahip lazer ile sellülite neden olan tüm etkenler tedavi edilir.


PIP Marka Meme Protezlerinde Ne Oldu?

Op. Dr. Alper Tuncel - Temmuz 27, 2012

Soru: Fransa’da yaşanan sanayi tipi silikon kullanımı üzerine uzmanlar PIP ürünlerinin çıkarılması tavsiyesinde bulundu. Bir yandan bu sebeple bir yandan da doğala dönüş sloganıyla dünyada silikonları çıkaran kadınlar bulunuyor. Türkiye’de durum nedir?

Fransa’da yaşanan olayın derinlerinde biz Plastik Cerrahların, halkın ve hatta sürecin büyük bir kısmında devletlerin bilmediği 11 yıllık bir hikayesi var. Ancak son 1 yıldır patlak veren skandal son birkaç ayda özellikle yabancı basının da konu üzerinde ısrarla takipçi olması nedeniyle ayyuka çıktı. Fransız devlet organları ve Fransız meslektaşlarımız arasında ilk etapta tam bir panik havası hakim oldu. Tabii özellikle Fransız halkı oluşturulan panik havası ve medyadaki bilgi kirliliği nedeniyle durumdan oldukça muzdarip durumdalar. Dünya çapında yaklaşık 300000 implantın piyasaya “PIP” adlı firma tarafından sürüldüğü, ayrıca Rofil adlı firmaya “M-protesis” adı altında Hollanda ve Almanya’ya da aynı tip implantları pazarladığı ortaya çıktı. Şimdiye kadar Fransız hükümeti sayıları 30000 civarında olan kadına implantlarını değiştirme önerisinde bulunurken, İngiliz makamları sorun olmayanları takip yönünde tavrını koydu ki İngiltere’deki rakam da 30000 kadar. Bizde ise sorunun biraz daha sınırlı olacağı öngörülebilir. Nedeni ise Sağlık Bakanlığı verilerine ve firmadan elde edilen bilgilere göre ülkemizde kullanılan miktar yaklaşık 1400 civarıdadır. Bakanlık tarafından implantların kullanıldığı hastaların çoğuna ulaşılarak bu implantlar ile kanser arasında bir bağlantı olduğuna dair bilimsel veri olmadığı ifade edilmiş, yapılan görüşmelerde ilgili kişilerden öncelikle implant kartında yer alan implant marka adını kontrol etmeleri, hekimlerine ve/veya operasyonu gerçekleştiren ilgili sağlık kurum/kuruluşuna başvurmaları, her 6 ayda bir göğüs ve aksiller lenf nodu alanını hedef alan ultrason taraması yaptırmaları istenmiştir. Ayrıca, implantın yırtılması, parçalanması gibi olumsuz durumlarda derhal hekimlerini ve/veya operasyonun gerçekleştirildiği ilgili sağlık kurum/kuruluşları ile Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’nü bilgilendirmeleri önerilmiştir. Ülkemizde bugüne kadar PIP implantları kullanımıyla ilgili olumsuz herhangi bir vaka tespit edilmemiştir. Avrupa Birliği ülkeleri ile imalatçı ülke sağlık otoritelerinin araştırmaları “Bakanlık Piyasa Gözetimi ve Denetimi Daire Başkanlığı” tarafından takip edilmektedir.

Burada maddi ve manevi maalesef etkilenen kesim öncelikle hastalar sonra ise Plastik Cerrahlar olmaktadır. Bu bakımdan implantların değişimi ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı’nın ithalata da izin veren merci olması nedeniyle belli bir program dahilinde hem hastalarımıza hem de hekim arkadaşlarımıza yardımcı olmalarını umuyoruz.

Bunun haricinde meme implantı (protez) ile meme büyütme ihtiyacı olan hastalarımızın hala güvenle ameliyatlarını gerçekleştirebileceğini, ülkemizde yaygın olarak tercih edilen markaların hepsinin gerekli sertifikaları ve garantilerinin olduğunu belirtmeliyim. Meme büyütme konusunda doğal yöntem olarak algılanabilecek “yağ enjeksiyonları ile meme büyütme” uygulamalarının bir takım eksiklikleri ve kısıtlamalarının olduğunu hastalarımıza hatırlatmamız gerekir. Bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar ile giderek daha iyi sonuçlar da alınmaktadır.

Soru: Eğer varsa silikon çıkarma operasyonlarının meme büyütme operasyonlarına oranı nedir? Silikonlarını çıkarmak isteyen kadınlar hangi gerekçelerle ve nasıl bir ruh haliyle bu kararı veriyorlar. Taleplere sizin yaklaşımınız nedir? Ne gibi tavsiyelerde bulunuyorsunuz?

Özellikle medyatik olan silikon çıkartılması ile ilgili yayınlarda bir gerçek gözden kaçırılmaktadır. Yeterli dokusu olmayan bir kadının implantı çıkartıldığında geriye eğer yeterli doku kalmıyorsa daha küçük bir implant tercih edilmektedir, yani implant değişimi söz konusudur; ancak hasta hiç implant istemiyorsa -ki çoğu zaman mümkün değildir- fazla olan cildin çıkartılması yani “meme küçültme” operasyonu yapılması zaruri hale gelecektir. Silikonları tamamen çıkartılan kadın sayısı ise oldukça azdır ve genellikle bu tip istekler oldukça nadir olarak karşılaşılan durumlar olmaktadır. Genellikle silikon çıkartılmasını isteyen kadınların büyük çoğunluğunda aşırı büyük ve şekilsiz bir memeye neden olan implantlar başı çekmektedir. Tabii bu durumda hastanın durumdan oldukça hoşnutsuz olacağını tahmin etmek güç olmaz. Taleplerinin uygun olduğunu düşündüğümüz hastalarda daha evvel belirttiğimiz ölçülerde davranıyoruz. Yani genellikle implantın bir miktar küçültülmesi ve/veya meme küçültme operasyonunun da düşünülmesi gerekebiliyor.

Kaş Ekimi

Op. Dr. Alper Tuncel - Haziran 27, 2012

İlk kaş ekimi işlemi sanıldığından da eski tarihlere dayanmaktadır. 2. Dünya  Savaşı öncesi Japon Dermatolog  Dr.Okuda tarafından ilk kaş ekimi gerçekleştirilmiştir. Hatta saç ekimlerinin yapılmaya başlanabilmesi kaş ekimi sonrasında mümkün olmuştur.

Özellikle bayanlarda kaşların sürekli inceltemesi amacıyla yapılan depilasyon işlemi, her iki cinste özellikle hipotiroidi, Addison  başta olmak üzere mevcut  hormonal bozukluklar, doğuştan ince ve seyrek yapılı kaşları olanlar için FUE yöntemi ile kaş ekimi mümkündür. Hem alım bölgesi hem de ekilen bölgede hiç iz olmadan ekim yapılabilinmektedir.

Kaş ekimi sırasında mevcut kaş çizgisi korunabildiği gibi anatomik olarak uygun, estetik görünümü bozmayan yeni bir kaş çizgisi de belirlenebilir. Bayanlarda kaş, kaş kemeri üzerinde başlar 2/3 üseviyesinde kaş kemerinin 0.5-1 cm üzerinde olacak şekilde bir yay çizerek tekrar 1/3 lük dış kısmı kaş kemeri üzerinde sonlanır. Erkeklerde ise kaş, kaş kemeri üzerinde seyreder. Günümüz modern toplumundaki estetik görüşe de uygun olarak bazen özellikle bazı bayan hastalarımız kaş kemeri üzerinde değilde 1/3 dış kısmının yine kaş kemerine paralel veya hafif eleve olmasını arzu etmektedirler. Bu şekilde daha atraktif ve genç bir görünüme kavuşmak olasıdır.

Yöntem:İşlem için saç veya kasık foliküllerinden günümüz modern saç ekimi tekniğinin de kıl foliküllerini elde etme yöntemi olan “p-FUE” yöntemi ile iz bırakmadan alınan greftler kaşın doğal açısı olan 5-15 derecelik açılarla ekilmek amacıyla bu işleme özel tasarlanmış olan “Choi” iğneleri  ile donör bölgeye aktarılırlar. İşlem sırasında tam 1 kaş ekimi yapılıyorsa toplamda 250-300 kök ekimi gerçekleştirilir. Bu sayı doğal sıklığı sağlar.

İyileşme: 3. gün zeminden gelişen yeni kan damarları ile tekrar beslenmeye başlayan kökler 5-7 gün içerisinde ekilen yeni yerlerine adapte olurlar. Bundan sonra 2-3 haftalık bir dökülme olur. Tekrar 3-4 ay içerisinde çıkan köklerin şeklitam olarak  6 ay-1 sene içerisinde oturmuş olur.

Bakım: Boyama,keserek şekil verme, dilendiği takdirde depilasyonu mümkündür. Ek bir bakıma ihtiyacı olmaz.

Kaş ekimlerinin gerçekten tecrübesi olan merkezlerde uzman Plastik Cerrahlar tarafından gerçekleştirilmesi uygun olacaktır. Teknik olarak çok ehil ellere ihtiyaç duyan bir yöntem olduğundan kaş ve kirpik ekimleri konusunda hastaların özellikle tercihlerine özen göstermeleri gerekmektedir.

 

Liposuction ameliyatını mutlaka plastik cerrah mı yapmalı?

Op. Dr. Alper Tuncel - Haziran 9, 2012

Liposuction ameliyatı esnasında hasta neler yaşar?

Op. Dr. Alper Tuncel - Haziran 9, 2012

Liposuction ameliyatında hangi teknikler kullanılır?

Op. Dr. Alper Tuncel - Haziran 9, 2012

Liposuction sonrasında iz veya deformasyon kalır mı?

Op. Dr. Alper Tuncel - Haziran 9, 2012