Dolgunluğu Kalıcı Dudaklar Artık Mümkün!

Op. Dr. Alper Tuncel - Haziran 6, 2011

Artık dolgu maddelerine yağ enjeksiyonlarına son verecek bir yöntem var. Bu yeni yöntemde dudağa enjekte ettiğimiz ve 3-4 ayda bir yenilemek zorunda olduğumuz dolguları rafa kaldırıyoruz. Yeni yöntem yağ enjeksiyonlarının belirsiz kalıcılık ihtimallerini ise belirgin sonuçalara bırakıyor.

Bu yeni yöntemde vücudunuzda daha önceden geçirmiş olduğunuz operasyonlara veya kaza ve kesilere ait yara izleri değerlendiriliyor. Peki işlem nasıl yapılıyor ve mekanizması nedir? Bu işlemde yara dokusu üzerindeki cilt, alttaki cilt katmanı olan “dermal” dokudan ayrılıyor. Ayrılan dermal dokular altta bir miktar yağ doku ile birlikte olduğu yerden ayrılıp tüp şeklinde kendi üzerine sarılıyor. Daha sonra bu kendi üstüne sarılan tüp haline getirilmiş dermofat greft dudağın içerisine 1-2 mm lik küçük bir delikten sokularak kalıcı dolgunluk elde edilmiş oluyor.

Burada doku zemine tamamen uyum sağlayana kadar dudağı mümkünse biraz az hareket ettirmek 2-3 gün dikkatli olmak yeterli oluyor. Kalıcılık ise ömür boyu sağlanmış oluyor.

Estetik Cerrahi’de Altın Oran

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 29, 2010

Doğanın Geo-Metrik Düzeni

1. Fibonacci  (1170-1240)

Fibonacci orta çağların büyük matematikçilerindendir. İtalya’da Pisa’da doğmuştur. Kuzey Afrika’da Berber Araplardan eğitim almış ve Akdeniz bölgesinde seyahat etmiştir. Bu gün kulandığımız1 2 3 4 5 6 7 8 9. ve 0 şeklindeki rakam dizinini Avrupa’ya “Liber Abbaci” adındaki kitabında öğretmiştir. Avrupalı matematikçiler bundan sonra ilk okulda öğretilen dört işlemi yapmaya ve bu sistemi kullanmaya başlamışlardır.

Fibonacci serisi:

Her bir rakamın kendisinde önce gelen rakamla toplanması ile oluşturulan seriye Fibonacci serisi denir. Deneyiniz: 1+1=2, 2+1=3, 3+2=5, 3+5=8 …………….vs :

1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597, 2584, 4181,

İşin insanı şaşırtan yönü bu serinin doğada kendisini sıkça göstermesidir: (Örneğin Çiçekler, Deniz Kabukları, Bitkiler, Yapraklar vb) Öyle ki bu sanki önde gelen bir doğa yasası gibi görünür.

Altın Oran Nedir?

Bir doğru parçasını iki parçaya bölelim: Bir parçası 1 birim diğer parçası x birim olsun.

Bu durumda 1 birim olan parçanın x birim olan parçaya oranı ile x birim parçanın tamamına oranı eşittir. Yani;

tir ve buradan altın oran sayısı bulunur:

İnsan vücudunda Altın Orana verilebilecek ilk örnek; göbek ile ayak arasındaki mesafe 1 birim olarak kabul edildiğinde insan boyunun 1618’e denk gelmesidir.
Bunun dışında vücudumuzda yer alan diğer bazı
“Altın Oran”lar şöyledir:

Parmak ucu-dirsek arası / El bileği-dirsek arası
Omuz hizasından baş ucuna olan mesafe / Kafa boyu
Göbek-baş ucu arası mesafe / Omuz hizasından baş ucuna olan mesafe
Göbek-diz arası / Diz-ayak ucu arası.

Parmaklarımız üç boğumludur. Parmağın tam boyunun ilk iki boğuma oranı altın oranı verir (baş parmak dışındaki parmaklar için). Ayrıca orta parmağın serçe parmağına oranında da altın oran olduğunu fark edebilirsiniz.

2 eliniz var iki elinizdeki parmaklar 3 bölümden oluşur. Her elinizde 5 parmak vardır ve bunlardan sadece 8’i altın orana göre boğumlanmıştır. 2 3 5 ve 8 Fibonacci sayılarına uyar.

İNSAN KOLUNDA

Şekilde görüldüğü üzere elimizin dirseğimizle bileğimiz arasında kalan bölgeye oranı 1618 dir. ( beyaz çizginin mavi çizgiye oranı )

İNSAN YÜZÜNDE ALTIN ORAN

İnsan yüzünde de birçok altın oran vardır. Ancak bunu elinize hemen bir cetvel alıp insanların yüzünde ölçüler almayı denemeyin. Çünkü bu oranlandırma bilim adamları ve sanatkarların beraberce kabul ettikleri “ideal bir insan yüzü” için geçerlidir. Örneğin üst çenedeki ön iki dişin enlerinin toplamının boylarına oranı altın oranı verir. İlk dişin genişliğinin merkezden ikinci dişe oranı da altın orana dayanır. Bunlar bir dişçinin dikkate alabileceği en ideal oranlardır. Bunların dışında insan yüzünde yer alan diğer bazı altın oranlar şöyledir:
Yüzün boyu / Yüzün genişliği

Dudak- kaşların birleşim yeri arası / Burun boyu

Yüzün boyu / Çene ucu-kaşların birleşim yeri arası

Ağız boyu / Burun genişliği

Burun genişliği / Burun delikleri arası

Göz bebekleri arası / Kaşlar arası.

Bunlar Mona Lisa tablosunda uygulanmıştır !!!

DNA’da Altın Oran

Canlıların tüm fiziksel özelliklerinin depolandığı DNA molekülü de altın orana dayandırılmış bir formda yaratılmıştır. DNA düşey doğrultuda iç içe açılmış iki sarmaldan oluşur. Bu sarmallarda her birinin, bütün yuvarlağın içindeki uzunluğu 34 angström, genişliği 21 angström’dür (1 angström; santimetrenin yüz milyonda biridir). 21 ve 34 art arda gelen iki Fibonacci sayısıdır, ayrıca 34/21 Altın Oranı verir.

Mimaride Altın Oran

Doğanın bu düzenini bilenler onu kullanmış ve ona uyan bir “ahenk” yaratmaya çalışmışlardır.


Leonardo da Vinci ve Corbusier tasarımlarını yaparken altın orana göre belirlenmiş insan vücudunu ölçü almışlardır.




Türk mimarisi ve sanatı da altın orana ev sahipliği yapmıştır. Mimar Sinan’ın da birçok eserinde altın oran görülmektedir. Mesela Süleymaniye ve Selimiye Camileri’nin minarelerinde bu oran görülmektedir. Türk mimarisi ve sanatı da altın orana ev sahipliği yapmıştır: Konya’da Selçukluların inşa ettiği İnce Minareli medresenin taç kapısı, İstanbul’daki Davut Paşa Camisi, Sivas’ta Mengüçoğulları’dan günümüze miras kalan Divriği Külliyesi genel planlarından kimi ayrıntılarına dek altın oran kendini göstermektedir.

Eski Yunan Uygarlığında da altın dikdörtgen birçok yapıda kullanılmıştır. İ.Ö. 430 ve ya 440 yıllarında tanrıça Athena için yapılmış olan Partenon TAP, uzunluğu genişliğinin kök 5 katı olan bir dikdörtgen üzerine inşa edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca tapınakta daha başka altın dikdörtgenler de göze çarpmaktadır (altın dikdörtgen,kenarlarının oranı altın oran olan dikdörtgenlerdir).

Doğanın bu sırlarını bilen ve inceleyen Eski Mısırlılar piramitleri bu ölçülere uygun yapmışlar:karışık bir geometrik çözümdür Ama sonuçta her bir piramitin tabanının yüksekliğine oranı yine altın oranı veriyor.

Sırası gelmişken Piramitler hakkında azıcık bilgi verelim:

İşçilerin olağanüstü bir çabayla günde 10 metreküp taşı üst üste koyduklarını kabul edersek Keops piramidinde yer alan yaklaşık 2.5 milyon metreküp taş, 250.000 gün, yani yaklaşık 664 yılda yerleştirilebiliyor. Oysa piramitler 20 ila 30 yıl arasında bir sürede tamamlanmıştır.

Piramit dev bir güneş saatidir. Ekim ortasıyla Mart başı arasında düşürdügü gölgeler mevsimleri ve yılın uzunluğunu gösterirler.Piramiti çeviren taş levhaların uzunluğu bir günün gölge uzunluğuna eşittir.Bu gölgelerin taş levhalar üstünde gözlenmesiyle günün 0,2419 bölümünde yılın uzunluğu yanlışsız olarak saptanabilir.

Keops piramidinin yüksekliğinin 1 milyarla çarpımı yaklasık olarak güneşle dünyamız arasındaki mesafeyi verir. (149.504.000km)

Keops Piramidinin Taban çevresi, yüksekliğinin 2 katına bölünürse pi=3.14 sayı bulunur.

Piramitlerin üzerinden geçen meridyen karaları ve denizleri tam iki eşit parçaya böler.

Piramit, kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir.

Bunlar da onun doğduğu ve tahta çıktığı günlerdir.

Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmaz.

Gize’deki üç piramit aralarında bir Pisagor üçgeni olacak sekilde düzenlenmişlerdir.Bu üçgenin kenarlarının birbirlerine göre oranıi 3:4:5’dir.

Büyük Piramit’le dünyanin merkezi arasindaki uzaklık,Kuzey kutbuyla arasındaki uzaklığa eşittir ve ayrıca kuzey kutb uyla dünyanın merkezi arasındaki uzaklığa eşittir.

Son olarak herkesi kendine bağlayan çağın fenomenlerinden IPOD  da altın oranlara uymakta!


Smartfacelift ile Gençliği Kolayca Yakalayın!

Op. Dr. Alper Tuncel - Ağustos 31, 2010

Lazerlipolizin faydalı yönleri her geçen gün artıyor. Teknik olarak birçok özelliğe sahip yeni cihazlar hergün piyasaya çıkmakla birlikte, laserlipoliz sanki hergün yeni bir cihaz gibi bir özelliği ile tekrar gündemimize geliyor. Yeni kullanım alanlarından biri de “yüz gençleştirme”. Aslında bu sayfayı takip eden hastalarımızın “O özelliği zaten vardı” dediklerini duyar gibiyim. Bahsettiğim ise varolan ama ufak bir cerrahi kombinasyonla inanılmaz etkili  bir özellik kazanmasına neden olan yeni bir teknik. Evet bahsettiğim “smartfacelift” minimal invazif facelift veya lazer asiste yüz germe diye de adlandırılabilecek çok efektif bir yöntem.

Smartfaceliftten “Operasyonlar” başlığı altında yeterince bahsettiğimi düşünüyorum. Bu nedenle hastalarımıza bu bölümü de incelemelerini özellikle öneririm. Smartfacelift oldukça hızlı uygulanabilen, lokal anestezi altında güvenle ve konforlu bir şekilde hastaya uygulanabilen bir işlem. Hastanın işlem sonrası iyileşme hızı da oldukça yüksek. Bu bakımdan genel anestezi korkusu olan, hızlı iyileşmek isteyen hastalarımızı oldukça memnun edecek bir yöntem. Detaylı bilgiyi için iletisim@dralpertuncel.com a e-posta ile ulaşabilirsiniz.

Meme Estetiği ile Zamanı Geri Getirin !

Op. Dr. Alper Tuncel - Temmuz 31, 2010

Göğüsler (meme) bayanların yaşam sürecinde hem estetik, hemde fizyolojik olarak oldukça önem taşımaktadır. Göğüsler gerek biçimsel gerek hacimsel olarak bir çok defa değişikliğe uğramaktadırlar.

Göğüsler yaş, genetik özellikler, vücut ağırlığındaki değişiklikler,gebelik, emzirme, menapoz gibi nedenlerle değişikliğe uğrayabilirler. Günümüzde estetik açıdan yeterli görünüm ve projeksiyon vermeyen memeler bazı bayanlarda güvensizlik, depresyon gibi olumsuz duygular yaratmakta, kişinin sosyal yaşantısını etkilemektedir. Meme ameliyatlarını sınıflandırırsak en sık olarak silikon protez ile meme – göğüs büyütme ameliyatları, meme dikleştirme, meme  küçültme ve meme asimetrisi yani eşitsizliği ameliyatları yapılmaktadır. Meme başı-ucu ile ilgili olarak meme başı yokluğu, meme ucu çöküklüğü ya da meme ucunun farklı bir yerde olması karşımıza çıkmaktadır. Erkeklerde ise en sık jinekomasti dediğimiz erkekde kadın tipi meme büyümesi durumu ve meme dokusunda fazla yağ birikimine yönelik operasyonlar yapılmaktadır.

Lazerlipoliz: Yağlarınızdan Kolayca Kurtulun!

Op. Dr. Alper Tuncel - Mayıs 8, 2010

Konvansiyonel veya klasik liposuction (yağ emme) birçoğumuzun yaptırmak isteyip de cesaret edip yaptıramadığı çekinceleri olan bir yöntem. Tüm hastalarımın bana sordukları ilk soru “riski var mı doktor bey?” oluyor. Tabii hastalarımız daha önceden belli kaynaklardan bilgilendiklerinden bu soruların gelmesi de doğal karşılanmalı. Özellikle magazin basını başta olmak üzere, birçok kaynakta liposuctiondan muzdarip insanlar ve bunlara bağlı hikayelerin yanında halk arasında şehir efsanesi gibi yayılan söylemler de etkili olmakta. Çoğu zaman bunlar çok sınırlı vakalara ait olan komplikasyonlar, belki 100 binlerde 1 lerle ifade edilebilecek riskler veya komplikasyonlar çok büyütülerek veya her zaman oluyor gibi gösterilerek hastaların kafaları da karıştırılmakta.

Aslında temelde tüm cerrahi operasyonların dünyada kabul edilmiş ve klasik kitaplara geçmiş revizyon, komplikasyon veya halk arasındaki deyimi ile riskleri mevcut. Tabii ki bizim görevimiz bilgimiz dahilinde olan önlemleri alarak, iyi hasta seçimi yapmak suretiyle bunları en azından kabul edilebilir miktarlara çekmek olmalı. Ancak bazen her türlü önlemi almanıza ve dikkat etmenize karşın bu sevimsiz durumlarla da karşılaşmanız olası.

Laserliposuction veya artık cihazla anılan adıyla “smartlipo” yukarıda bahsettiğim komplikasyon ve revizyonları iyice azaltan, hasta açısından güveni ve konforu teknoloji ile birleştiren bir sistem. Hani atalarımızın da dediği gibi “aletin işleyip elin övündüğü” bir durum söz konusu, bizim yaptığımız cihaza uygun verileri girip ondan sonra 1 mm lik kanülün gitmesi gereken bölgeyi tespit ederek uygulamak. Sistemin en büyük özelliği uygulandığı bölgede sadece ve sadece yağ hücrelerini parçalayıp eritmesi. Bunun yanında klasik liposuction işleminde olduğu gibi kanamayı azaltmak için verilen litrelerce sıvıya ihtiyaç yok zira cihaz bölgedeki olası bütün potansiyel kanama odaklarını yok ediyor. Bir başka özelliği ise cildi gevşek olan hastalarımızı sevindirecek nitelikte. Bu tip hastalara konvansiyonel liposuction uygulamalarında oldukça seçici olmamız gerekirken laserliposuction ile bu kısıtlama da ortadan kalkmakta, nedeni ise cihazın verdiği laser ışınlarının ciltaltı kolajen dokusunun artmasını sağlayarak sıkılaşmayı sağlaması.

Laserliposuction ayrıca daha önceden klasik liposuction yaptırmış ancak tekrar gereken hastalar, büyük yağ bezesi olduğundan iz kalmasını istemeyenler, koltuk altı terlemesine çare bulunamayanlar ve erkeklerde jinekomasti (meme büyümesi) durumlarında da en etkili yöntem.

Smartlipo özellikle basen, gıdı, yüz bölgesi, karın ve üst kısmı,kollar, dizler ve bacak içi bölgelerinde çok çok etkili. Bu bölgelerden özellikle yüz bölgesinde  bulunan yüz sinirleri nedeniyle klasik yöntemi kullanmak oldukça tehlikeli iken laserliposuction ile bu bölgedeki sarkmalar da hiç tehlikesiz toparlanıyor.

Tabii ki en son değineceğim özelliği ise hastalarımızın yürüyerek işlem bitiminde evlerine gitmeleri ve iyileşme sürecinin klasik yönteme göre oldukça kısa olması. Bunun yanında çok kısa süre korse veya bandaj kullanımı, morlukların olmaması, ödemin neredeyse hiç olmaması, ciltte dalgalanma olmaması gibi özellikler de hastalarımızı en çok çeken etkenler.

Liposuction yaptırmayı düşünüp bir türlü karar veremediyseniz şimdi tam zamanı, smartliponun kararınızı kolaylaştıracağı kesin.

www.laserlipo.biz