Labiaplasti

admin - Kasım 18, 2019

Bayanlarda cinsel organla ilgili en çok yapılan operasyonlardan biri de “labiaplasti” işlemidir. Küçük dudaklar (labium minus), büyük dudakların arasında ince deri kıvrımı şeklinde uzanır. Önde orta çizgide birleşerek klitorisi bir kılıf gibi örterler. Küçük dudaklar arkaya doğru daralarak vaginal introitusun alt kısmının girişini oluşturur. Bazı kadınlarda iç dudakların dış dudaklardan dışarı sarkacak şekilde uzun olması estetik görünümü bozabilir. Doğuştan varolabilen, doğumdan sonra ya da aşırı kilo alıp verme sonucu da oluşabilen bu durum kadının cinsel hayatını kısıtlayabilir.
Evli veya bekar, doğum yapmış ya da yapmamış dileyen herkese bu operasyon yapılabilir. Lokal anestezi altında, ameliyathane şartlarında küçük dudaklar olması gerektiği kadar küçültülebilir. Kendiliğinden eriyen dikişlerle yara dikilir. Bu ameliyat kızlık zarına zarar vermez, cinsel ilişkiye, orgazma, gebe kalmaya ve doğum yapmaya herhangi bir zararı veya engeli yoktur. Ameliyattan sonra iyileşme süreci tamamlandığında iz kalmaz, ameliyat edildiği anlaşılamaz. Ameliyattan sonra idrar yapma ile ilgili bir sorun olmaz. Yara iyileşmesi 5-7 günde tamamlanır. Ameliyattan 3 hafta sonra cinsel ilişkiye girilebilir.
Bazen de labium majuslar yani dış dudaklar yapısal olarak normalden uzun olabilir. Bu durum da cinsel ilişki esnasında ağrıya neden olabilir. Cerrahi müdahale ile labium majus da normal boyutlarına indirilebilir.

Saç Ekimi nedir?

admin - Kasım 18, 2019


Op. Dr. Alper Tuncel – Ekim 1, 2009

Tamamen saçla kaplı bir başta ortalama 100.000 ila 150.00 arasında saç teli vardır. Bir saçın ortalama ömrü 2-7 yıl arasındadır. Bu süre sonunda saç kökünden yeni bir saç çıkmaya başlar ve eski saç dökülür.

İnsan saçı keratin adlı bir proteinden oluşur. Keratin deri ve deri ekleri dediğimiz tırnak,kıl, saç gibi yapılarda bulunan dayanıklı bir maddedir.

Saçın rengi tamamen kalıtım yoluyla insana anne ve babasından geçer. Saç rengi saçın kalınlığı ve renk maddesinin nitelik ve niceliğine bağlıdır. Saçın beyazlaşması kalıtımsal özelliklere bağlı geçiş gösterir.

Saçlı deride büyüme hızı yaklaşık 3 günde 1 mm dir. Normal insanda günde ortalama 100-150 adet saç dökülür ve yerine yenisi çıkmaya başlar.

Saç sayısı kızıllarda daha az, sarışınlarda daha fazladır. Bir bebeğin doğumda 1 santimetrekarede 1000 kıl kökü varken, 25 yaşındaki bir kişide bu sayı 600’e düşer.

Bir günde 100-150 saç teline kadar dökülme normal kabul edilir. Dökülen bir saç telinin yerine yenisi 6 – 10 haftada çıkar. Her bir saç kökünden insan ömrü boyunca 20 kez yeni saç çıkabilir.

Saçların büyüme hızı ergenliğe kadar erkeklerde, erişkinlerde ise kadınlarda daha fazladır. 15 – 30 yaşlar ise uzama hızının en fazla olduğu yaşlardır. Yeni saç ise eski saçtan hızlı uzar. Bir saç teli, günde yaklaşık olarak 0.3 mm, ayda 1 cm, yılda 12 cm uzar.

Tek bir saç telinin çapı, kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte, 0,05 ile 0,09 milimetre arasındadır.

Bir saçın yaşamı boyunca üç evresi vardır:

1.Gelişme ve olgunluk aşaması (anagen faz): Üç yıl veya bazen daha fazla sürer.

2.Duralama aşaması (katagen faz).

3.Zayıflama aşaması (telogen faz).

Erkeklerde daha sık olarak görülen saç dökülmesi, 25 yaşına kadar erkeklerin %25’ini, 40 yaşına kadar %40’ını, 50 yaşına kadar %50’sini etkiler.

Saç Nakli operasyonu özellikle doğal ve sağlıklı saç sonuçları verdiği için oldukça tercih edilen kalıcı bir yöntemdir. Saç nakli sonrası fue/fut yöntemi ile ekilen saçlar kesinlikle yeniden dökülmez.Bu sebeple (Doktorunuz aksini belirtmediği sürece)yeni saçlarınıza perma yapabilir, fön çekebilirsiniz bunda hiçbir sakınca yoktur. Saç nakli öncesi ve sonrasında unutulmaması gereken en önemli konu her hastanın özel olduğu ve tüm değerlendirmelerin hastaya özel yapılması gerektiğidir.Saç nakli hastane ortamında, lokal anestezi etkisinde yapılan bir operasyon olduğundan normal hayatınıza bir kaç gün içerisinde kolaylıkla dönebilirsiniz. Daha detaylı bilgi için www.repair.com.tr adresimizi ziyaret ediniz.

Revizyon (Düzeltme) Ameliyatları

admin - Kasım 18, 2019

Estetik Ameliyatların önemli bir bölümünü daha önceden yapılmış olan ameliyatlar oluşturmaktadır. Bu oran küçümsenmeyecek kadar fazladır. Hastaların en büyük şikayeti genellikle daha önce planlananın dışında bir sonuçla karşılaşmış olmasıdır. Bu tabii ki ister istemez hastayı ve çevresini gerer. Hastanın psikolojisi olduça bozulmuştur. Bu hastaların ilk olarak sakinleşmeleri sağlanarak yapılabilecek olan ameliyatın planlanmasından önce yapılacak en erken zamanın konuşulması gelir.

Tabii ki bir çok estetik ameliyatı geçirmiş olan hastanın bildiği gibi bu ameliyatlar için en erken 6. ay uygun olacaktır. Ama öncesinde hastaların rahatlamasını sağlayacak ek tedbirler de alınabilir. Örneğin erken dönemde rinoplasti (estetik burun) ameliyatı sonrası bir tarafta çöküklük gözlemleniyorsa o tarafa geç emilen dolgular, hatta bazen 3-4 aylık periyodu doldurduysa kalıcı olan dolgularla revizyona gerek kalmadan hastanın şikayeti giderilebilir. Genellikle meme, karın germe, liposuction gibi vücudun giyisilerle kapatılabilen bölgelerine yapılan ameliyatlar sonrası hastaların işi biraz daha kolaydır. Ancak işin psikolojik boyutu ön planda olduğundan hastanın 2. operasyonu bekleme döneminde gerekirse Psikiatrik yardım alınması da önerilebilir.

Hastaların bilmesi gereken en önemli olgu, hiçbir hekim kötü ameliyatlar yapmak istemez. Tabii ki revizyon ihtiyacı olması durumunda ilk ameliyatı yapan hekimin hastaya yaklaşımı çok önemlidir. Ancak bazı durumlarda hastaların minör problemleri çok fazla kullandığı da gözlemlenmektedir. Bu durumlarda hastaların ilk işlemi gerçekleştiren hekimi tekrar seçmemesi çok olağandır. Tabii ki burada ikinci başvurulan hekimin ameliyatı yapan ilk hekim kadar ameliyata hakimiyeti olamaz, ancak 2. ameliyat öncesinde çok değişkenli bir planlama ile bu problem her Plastik Cerrah tarafından aşılabilir.

Birçok Plastik Cerrah daha önceden ameliyat olmamış hastalara operasyon yapmak ister ancak bu her zaman mümkün olamaz. Revizyon ameliyatlarında bu konuda çok fazla ve yeterli deneyimi olan cerrahların tercih edilmesi de önemlidir.

Hastaların 2. operasyon sonrasında iyileşme sürecinin daha uzun olacağı, bazen tek bir revizyonun yetersiz kalabileceği ve hiçbir zaman ilk ameliyatı düzgün yapılmış bir hasta kadar başarı sağlanamayacağını da bilmeleri gerekir.

Karın Germe (Abdominoplasti)

admin - Kasım 18, 2019

Yapılan Cerrahi Girişim: Karın ve göbek bölgelerinde ortaya çıkan fazla yağ ve derinin alınması ve karın duvarının inceltilip sıkılaştırılması .

-Ameliyat süresi: 2 saat – 3 saat.
-Anestezi koşulları: Genel anestezi.
-Hastanede kalış: Hastanede kalma süresi. hastaya özgü genel durum ve ameliyat süresine göre Değişir. 2 – 4 gün.
-Olası rahatsızlıkları: Geçici ağrı, karın cildinde şişlik, hassasiyet, hissizlik, ve birkaç hafta kalabilen morluklar.
-Riskleri: Enfeksiyon, deri altına kanama, Kötü iyileşme nedeniyle deri izinin belirgin olması ve deri hasarı.

-İşe dönüş: 2-4 hafta, bu süre içinde korse giyilir, ağır yük kaldırılmaz.
-Ağır egzersiz: 4-6 hafta
-İzlerin düzleşip belirsizleşmesi: 3 ay – 2 yıl.

Liposuction (Yağ Emme)

admin - Kasım 18, 2019

-Yapılan Cerrahi Girişim:

Liposuction her türlü egzersize ve diyete direnç  gösteren bölgesel şekil bozukluğuna neden olan ve ideal kilonun altına inmeden bölgesel olarak ortadan kaldırılamayan  yağ dokularının parçalanıp emilerek vücudun şekillendirilmesidir.

En sık uygulanan bölgeler:

Basenler, karın ve çevresi, bacaklar, kollar, boyun-çene altı, erkeklerde bunlara ek olarak meme bölgesidir.

-Ameliyat süresi:

Genellikle yapılacak bölge arttıkça süre uzamakla beraber  genellikle 1- 2 saat civarında sürmektedir.

-Anestezi koşulları:

Genel anestezi, lokal ya da intravenöz anestezi yöntemlerinden birisi genellikle hekim tarafından tercih edilir. Bazı durumlarda ise hastaların istekleri de göz önünde bulundurulabilir. Benim tercihim her hangi bir kontrendikasyon yoksa ve anestezi onayı varsa intravenöz anestezi (veya sedasyon) adını verdiğimiz aynı gün hastanın rahatça evine gidebileceği anestezi yöntemidir.

-Hastanede kalış:

Genellikle kalınmaz, ya da 1 gece kalınması yeterlidir.

-Olası rahatsızlıkları:

Geçici morluklar, şişme, hassasiyet olabilir. Kesinlikle geçicidir, hiçbir morluk ve şişlik yara iyileşmesi tamamlanmasından sonra kalmaz.

-Riskleri:

Çoğunluğu nadirdir. Asimetri, derideki dalgalanma, hava,yağ embolisi.

-İyileşme dönemi:

Yağ emilen bölgenin boyutlarına göre değişen şekillerde bu cerrahi için özel üretilmiş korse giyilir. Bu korse sanılanın aksine insan vücudunu sadece sararken sıkıştırmaz veya rahatsızlık yaratmaz. Kaldı ki 1 hafta 10 gün içerisinde ödemler azalmakta olduğundan genellikle 1.inci ay kontrollerinden önce hastalar bir beden daha küçük korse giymeye başlarlar.

-İşe dönüş:

1-2 hafta.
-Ağır egzersiz:

3-4 hafta

-Şişlik ve morlukların tamamen kaybolması:

1-2 ay

-Operasyon sonrası diyet ve egzersiz programları uygulanmalıdır. Aksi takdirde yeni kilo alımıyla birlikte aynı bölgeden olmasa da şekil bozuklukları gündeme gelebilir. Genellikle liposuction sonrası 4-5 kiloya kadar olan kilo alıp vermelerde sorun olmaz. Hastaların iyileşme döneminde kilo vermek üzere  egzersizler yapılması, günlük kalori ihtiyacının üzerinde kalori alınmamasına özen gösterilmesi uygun bir yaklaşım olacaktır. Ancak her zaman olduğu gibi aşırıya kaçmadan diyet programına uymak önemlidir. Protein kısıtlaması bu dönemde kesinlikle yasaktır.

-Masaj veya lenfdrenajı operasyon sonrası şekillenmeye katkı ve çabuk iyileşme açısından önemlidir. Ben genellikle hastalarıma “merdaneli oklava” ile masaj yapmalarını öneriyorum. Bu şekilde merdane iki el ile ilerletilirken yarattığı sağma etkisiyle işlem görmüş cilt altında biriken ve mobilize olamayan lenfatik sıvı yani ödem sıvısı hızla işlem görmemiş bölgelere aktarılacağından iyileşme de hızlanacaktır. Bu şekilde son sonuca ulaşmak hem daha hızlı olmakta ve en iyi sonuçlar bu şekilde alınabilmektedir.

Mons Pubis Liposuction (Bikini Bölgesi Yağ Eritme)

admin - Kasım 18, 2019

Bazı bayanlarda mons pubis adı verilen tüylü alanın yüksek ve yağlı görünümünden şikayetçi olabilirler. Bu durumda hastaya yapılacak işlem “liposuction”dır. Bu işlemle mons pubis eğer gerekliyse aynı zamanda büyük dudaklardaki fazla yağ dokusu emme işlemi ile alınarak küçültme sağlanmaktadır. Bunun yanında liposuction işlemine alternatif bir yöntem olarak son dönemde “lazerlipoliz” de bu bölgedeki yağların eritilmesi için tercih edilen bir operasyon olmuştur. İşlemm esnasında yağ emme işleminde olduğunun tersine bölgedeki yağ hücreleri eritlip parçalandıktan sonra vakumlanarak dışarı alınır. Lazerlipoliz işlemi esnasında yağ hücreleri eritlirken bir yandan da ciltte sıkılaşma da gerçekleşir ki bu şekilde cinsel bölge estetiğini bozma ihtimali ve sarkma olasılığı da ortadan kalkmış olacaktır.

Mons pubis bölgesindeki yağ fazlalığı aynı zamanda cinsel organın aşağı doğru sarkarak şeklinin bozulmasına da neden olduğundan bazı hastalara “lifting” yada karın germe işlemi ile bu bölgeyi yukarı asmak gerekmektedir. Bazı durumlarda sınırda vakaların bu işlemlere gerek kalmaksızın lazerlipoliz işlemi sırasında gerçekleşen sıkılaşma etkisi ile bölgesel toparlanma sağlanmış olur.

Lokal anestezi altında yapılabilen bu operasyon yaklaşık 15 dakika sürmektedir. Hasta tercihine göre lokal anestezi yerine sedasyon ile de işlem dah konforlu bir şekilde gerçekleştirilir. Operasyon sonrasında herhangi bir iz kalmamaktadır. Ameliyat sonrası ortalama 5-7gün bu bölgede şişlik meydana gelecektir. Sonrasında şişler inmesiyle birlikte 2-3 hafta sonra operasyon sonucunu görülebilmektedir.

Erkeklerde Meme Büyümesi

admin - Kasım 18, 2019

Jinekomasti erkek memesinin normalden fazla büyümesidir. Meme dokusundaki büyüme ender olarak puberte öncesinde olmakla bereber en sık puberte sonrası oluşmaktadır. Meme büyümesiyle başvuran hastalarda muayene ve gerek duyulursa radyolojik inceleme uygulanır. Jinekomastinin nedenleri farklıdır. Hormon dengesizlikleri en sık karşılaşılan sebeptir. Alınan hormon ilaçları,endokrin kökenli tümörler, testis gelişim bozuklukları karşılaşılan diğer jinekomasti nedenleridir. Puberte sırasında erkek çocuklarda % 60-70 meme bezi büyümesi oluşur ama bu çok dikkat çekecek boyutlarda değildir. 6 ile 18 ay içerisinde kaybolarak meme normal büyüklüğüne döner. Erişkin erkeklerin % 40’ında jinekomasti değişiklikleri mevcuttur, bu büyüme tek veya iki taraflı olabilir. Cerrahi tedavi yöntemi olarak liposuction ve meme bezinin çıkarılma teknikleri en uygun tekniklerdir. Bu tedavi yöntemleri memenin muayene bulgularına göre değişir. Meme dokusunda fazla miktarda yağ dokusu mevcut hastalarda liposuction yöntemi ile iyi neticeler alınır. Yağ dokusu fazlalığı ile birlikte meme bezi fazlalığı olan hastalarda ise liposuction la birlikte meme dokusunun çıkarılması gerekir. Eğer yağ ve meme dokusu fazlalığının yanında deri fazlalığı da mevcutsa yağ ve meme dokusunun çıkarılması yanın da deride birlikte çıkarılır. Ameliyat sonrası 3 hafta bandajlama uygulanır ve hasta aylık kontrole çağrılır.

Kanser sonrası Meme Düzeltme

admin - Kasım 18, 2019

Göğüsler (meme) bayanların yaşam sürecinde hem estetik, hemde fizyolojik olarak oldukça önem taşımaktadır. Göğüsler gerek biçimsel gerek hacimsel olarak bir çok defa değişikliğe uğramaktadırlar.

Göğüsler yaş, genetik özellikler, vücut ağırlığındaki değişiklikler, laktasyon, gebelik, emzirme, menapoz gibi nedenlerle değişikliğe uğrayabilirler. Günümüzde estetik açıdan yeterli görünüm ve projeksiyon vermeyen memeler bazı bayanlarda güvensizlik, depresyon gibi olumsuz duygular yaratmakta, kişinin sosyal yaşantısını etkilemektedir. Meme göğüs ameliyatlarını sınıflandırırsak en sık olarak silikon protez ile meme göğüs büyütme ameliyatları, meme göğüs dikleştirme, meme göğüs küçültme ve meme asimetrisi yani eşitsizliği ameliyatları yapılmaktadır. Meme başı-ucu ile ilgili olarak meme başı yokluğu, meme ucu çöküklüğü ya da meme ucunun farklı bir yerde olması karşımıza çıkmaktadır. Erkeklerde ise en sık jinekomasti dediğimiz erkekde kadın tipi meme büyümesi durumu ve jinekomastiye yönelik operasyonlar yapılmaktadır.

Meme Küçültme (Redüksiyon Mamoplasti)

admin - Kasım 18, 2019


meme küçültme kesileri

Göğüsler  bayanların yaşam sürecinde hem estetik, hemde fizyolojik olarak oldukça önem taşımaktadır. Göğüsler gerek biçimsel gerek hacimsel olarak bir çok defa değişikliğe uğramaktadırlar. Yaş, genetik özellikler, vücut ağırlığındaki değişiklikler, gebelik, emzirme, menapoz gibi nedenlerle değişikliğe uğrayabilirler. Günümüzde estetik açıdan yeterli görünüm ve projeksiyon vermeyen memeler bazı bayanlarda güvensizlik, depresyon gibi olumsuz duygular yaratmakta, kişinin sosyal yaşantısını etkilemektedir.

Meme küçültme ameliyatları daha çok hastanın vücut yapısıyla uyumsuz ve sarkıklığı olan, çoğu zaman sırt ağrıları, boyun ağrıları, meme altı pişikleri, yaralar, mantar enfeksiyonları gibi nedenlere bağlı olarak estetik bir müdahaleden çok kişinin hayat kalitesini arttırmak amacıyla yapılmaktadır. Günümüzde özellikle boyun ve bel fıtığı tedavisi için çoğu Beyin Cerrahı, Fizik Tedavi Uzmanı tarafından meme küçültme önerilerek hastalar bizlere refere edilmektedir.

Teknik olarak değişkenlik gösterse de küçültme  3 tip iz ile sonuçlanır. Bu  çoğunlukla Plastik Cerrahın kendi tercihi olmakla birlikte meme boyutuna göre teknik değişmekte ve dolayısıyla izler de değişkenlik göstermektedir. Meme başı çevresinde çepeçevre tek bir iz, aynı yerden meme altı katlantıya dik inen bir iz daha veya bunlara ek olarak meme altı katlantıda kısa veya uzun üçüncü bir iz olacak şekilde izler olabilir. Çoğunlukla bu izler 1-2 sene içerisinde solar ve belli belirsiz hale gelirler. Meme dokusu yağ ve meme bezlerinden oluşur. Genç erişkinlerde meme bezi ağırlıktayken giderek involüsyon ile yağ bezleri ağırlık kazanır. Bu nedenle meme küçültme operasyonlarından sonra  yaşça  daha büyük olan hastaların memelerinde sarkma daha hızlı olmaktadır.

Meme küçültme operasyonu öncesi özellikle karın germe ve yüz germe hastalarında olduğu gibi hasta sigara içiyorsa 3 hafta operasyon öncesi ve 3 hafta operasyon sonrası kesinlikle bıraktırılmalıdır. Aksi durumda yara iyileşmesi problemleri ile karşılaşılması olasıdır. Operasyon sonrası ağrı kesicilerle rahatlıkla geçen minimal ağrı, sızı olabilir. 2-3 güne azalır, 1 hafta içerisinde kaybolur. İşlem sonrası en az 3 ay sporcu sütyeni kullanımı kesinlikle gereklidir. Çoğunlukla dikişlerin alınması gerekmez. 6 ay-1 sene içerisinde meme son şeklini almış ve görünümü oturmuş olur.

Meme Dikleştirme

admin - Kasım 18, 2019

Mastopekside Olası Kesi Yerleri

Yapılan Cerrahi Girişim: Sarkan göğüslerin ve meme ucunun dikleştirilip şekillendirilmesi.

-Ameliyat süresi: 1- 3 saat
-Anestezi koşulları: Genel anestezi ya da çok kısıtlı girişimlerde sedasyon altında lokal anestezi
-Hastanede kalış: Genellikle 1 gün, küçük girişimlerde kalış yoktur.
-Olası rahatsızlıkları: Geçici morluklar, şişme, deride duyarsızlık-geçici kuruma, ameliyat izleri.
-Riskleri: İzlerin belirginleşmesi, enfeksiyon, deri hasarları, meme uçlarının asimetrisi, deride his kaybı.

-Ameliyattan sonra dikiş yerlerinde iyileşme tamamlanmasına kadar bandaj ve sütyeni giyilir.

-İşe dönüş: 1-2 hafta.
-Ağır egzersiz: 1 ay.
-İzlerin sönmesi: birkaç ay-1 yıl.